17 Mayıs 2008 Cumartesi

(Namaz Zamanı) Tevhid inancimizi 'sarsmayalim'

Tevhid inancimizi 'sarsmayalim'

 

Her seyi bir olan Allah'a dayandirma demek olan tevhid, dinimizin en onemli esasidir.

 

O, butun ibadetlerin basinda gelir. Insan, Allah'i birlemez ve sadece O'na yonelmezse, duygu ve

dusunce itibariyla daginikliktan kurtulamaz. Bu yuzden insan oncelikle tevhide ermelidir. Mu'min sebepleri de, tabiati da kendi dairesi icinde degerlendirmeli ve tevhid akidesine sirk bulastirmamalidir. O bunu yaptigi nisbette Allah'in inayet ve keremiyle ayaklarini saglam yere basiyor demektir. Diger taraftan bu dengeyi kuramamis, ayagini saglam yere basamamissa, her an sirk batakligina kaymasi muhtemeldir. Zira sirk, Allah'tan baska merkez ve kaynak aramak ve hadiseleri baska seylere dayandirip havale etmek demektir ki bu, korkunc bir hastaliktir.

 

Mulk, tamamiyla Allah'indir ve onda tasarruf hakki butunuyle O'na aittir. Allah, her seyin gercek sahibi ve malikidir. Hicbir sey, sebepler planinda dahi baskasina verilemez. Bunun aksi ise sirk olur. Allah (celle celaluhu), her firsatta bunu kuluna hissettirir ve bu anlayisin onda bir suur haline gelmesini ister. Bir misalle meseleyi biraz daha acalim:

 

Allah Rasulu'nun (sallallahu aleyhi ve sellem) medresesinin en muhtesem talebelerinden ve Islam fatihlerinin en buyuklerinden biri olan Hazret-i Halid (radiyallahu anh), kumandanligini yaptigi ordusuyla zaferden zafere kosup, Sasanilerin ve Bizansin basina bir balyoz gibi indigi ve hicbir yenilgisi olmadigi bir donemde, kazanilan zaferler onun sahsindan biliniyor dusuncesiyle devlet baskani Hazret-i Omer (radiyallahu anh) tarafindan gorevden alinmasina hic ses cikarmaz. O buyuk sahabi, bunu hic onur meselesi yapmaz ve Muhammed Ibni Mesleme tarafindan kendisine ulastirilan emre itaat eder. Demek onun fatih olma yanlarindan biri de, kendi icinde kendi kendinin fatihi ve Allah'a kul olmasiydi.

 

Hazret-i Halid'in azlinde tevhid hassasiyeti yatar

 

Mevlana Sibli, Hazret-i Halid (radiyallahu anh)'in, Hazret-i Omer (radiyallahu anh)'in huzuruna vardiginda mal beyannamesinde bulunup kurusu kurusuna hesap verdigini ve bir kurus fazla cikmadigini bildirir. Onun sadece savasta kullanmak icin bir iki tane ati, bir kac tane de kilici vardi. Vefat ettigi zaman bas ucunda oturup aglayan sahabi soyle der: "Insanlarin ovup sevdigi bir insan olarak yasadi, Islam'in bir yitigi olarak da olup gitti ve geriye sadece ati ile kilicini birakti..."

 

Evet, O'nun mal beyannamesinde yuzu ak cikmisti. Haddizatinda Hz. Omer (radiyallahu anh) de bundan cok memnun olmustu. Fakat onun bu mevzudaki hassasiyeti baska idi. O, Hazret-i Halid (radiyallahu anh)'i hazimsizliktan, cekememezlikten dolayi gorevden almamisti. Hazret-i Omer (radiyallahu anh), sebeplere deger atfetme mevzuunda tevhide dair bir meseleyi fiilen ortaya koyuyordu. Halk Hazret-i Halid (radiyallahu anh)'e o kadar guveniyordu ki, "Halid nerede ise biz de oradayiz, baska cepheye gitmeyiz" diyordu. Iste burada tevhid dusuncesinde bir sarsinti olabilirdi; farkina varilmadan sirk istikametinde bir adim atilabilirdi. Eger Hazret-i Omer (radiyallahu anh) bunun onune gecip onlemezse, arkadan gelenler bu yoldan asla donmezdi. Bu yuzden Hazret-i Omer (radiyallahu anh), Hazret-i Halid (radiyallahu anh)'e su sozleri soyler: "Halid! Allah sahit ki seni cok severim. Ama halk elde edilen zaferleri senin sahsinda buluyordu. Ben biliyorum ki bu zaferleri bize ihsan eden Allah'tir."

 

Hasili, kalblerimize dikkat etmek zorundayiz. Vicdanimizda kime karsi olursa olsun, eger bu turlu dusunceler geciyorsa, farkina varmadan sirke dogru bir adim atiyoruz demektir. Ve Hazret-i Halid (radiyallahu anh) boyle hakli bir iddia karsisinda sesini cikarmiyorsa, bize bu mevzuda cok hassas olmak duser.

 

Nasil yasarsaniz oyle olursunuz

 

Bir hadis-i serifte, "Nasil yasarsaniz oyle olursunuz; nasil olurseniz oyle hasrolursunuz!" buyurulmaktadir. Bir insanin hayat tarzi onun suuraltina dogrudan tesir eder. Bu sebeple insanin butun hayatinda, olumu esnasinda ve kabirde sorulara cevap verirken hep o suuraltinin izleri tezahur eder. Musluman olarak olmek hakkimizdaki takdirin nasil tecelli edecegini bilemedigimizden dolayi belki elimizde degildir; ama Musluman olarak olme gayreti icinde olmak elimizdedir. Hayatini salih ameller kusaginda geciren bir insanin son nefesinde imanla gitmesi kuvvetle muhtemeldir. O halde, imanin gereklerini o derece hayatimiza hayat kilmaliyiz ki aksi bir dusunce ve hayat tarzi ruyalarimiza bile misafir olmamali. Bizler her dem Rabbimize kavusma arzusuyla yanip tutusalim ve hep bu vuslatin beklentisi icinde yasayalim.

 

http://ailem.zaman.com.tr/?hn=4573


--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Namaz kılmayı öğrenmek için doğru yere geldiniz... Tüm namaz gönüllüleriyle www.namazzamani.net 'te buluşalım. Her zaman fikrinize ve desteğinize ihtiyacımız var... Bu sitedeki mailler: http://namazzamani-grubu.blogspot.com adresinde yayınlanır...

Bu mesajı Google Grupları "Namaz Zamanı" gruba üye olduğunuz için aldınız.

Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/namazzamani?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin.
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Hiç yorum yok: