27 Mayıs 2008 Salı

(Namaz Zamanı) Istanbul un fethi kutlu mujdenin yerine gelmesiydi

Istanbul'un fethi kutlu mujdenin yerine gelmesiydi

 

Istanbul'un fethi Iznik'ten, Bursa'dan Eskisehir'den ve en son olarak da Edirne'nin fethinden baslamisti. Istanbul fethedilmeliydi, cunku Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) kutlu isareti vardi.

 

Allah Rasûlu (sallallahu aleyhi ve sellem) Rabbimiz'in bildirmesiyle Arap Yarimadasi'nin, Iran ve Kibris gibi bazi yerlerin fethedilecegi mujdesini kendleri hayattayken vermisti. O'nun gelecekle ilgili emir ve mujdelerinden biri de, Istanbul'un fethedilmesiyle ilgiliydi.

 

Asr-i Saadet'ten baslayarak hemen her devrin buyuk kumandan ve bahadirlari hem bir mujde hem de bir vazife olarak kabul ettikleri bu kutlu habere muhatap olabilmek icin defalarca Istanbul'a kadar gelmis ve geriye donmuslerdi. Milletimizin aziz misafiri Ebu Eyyûb El-Ensâri Hazretleri de ayni gayeyle, ilerlemis yasina ragmen Istanbul sirtlarina kadar gelmis; vefat edecegi sirada ordunun komutanina "Burada olsem de beni Istanbul'un bagrina defnedin." ricasinda bulunmus ve asirlarca sonra gelecek kahramanlarin kilic seslerini, tekbir sadâlarini kabrinden duymak istedigini belirtmisti.

 

Yildirim Bayezid, Fetih icin Anadolu Hisari'ni insa ettirmis, Mogol fitnesi yuzunden projeleri akim kalmisti. Fatih'in babasi 2.Murad da birkac kere Istanbul'u kusatmayi denemis ama fetih icin yeterli hazirliginin olmadigini gormustu. Bir gun Ankara'dan bir misafiri oldugu soylenmis; karsisinda devrin gonul sultani Haci Bayram Veli Hazretleri'ni gorunce heyecanlanmis ve hemen "Hocam, size mâlum olur; yoksa Istanbul bize nasip olmayacak mi?" deyivermisti. Hak Dostu soyle bir murâkabeye dalmis ve sonrasinda da "Sultanim, Fetih sana ve bize nasip olmayacak. Ama Cenab-i Allah, Istanbul'un anahtarlarini senin goz nurunla bizim ciraga nasip edecek." demisti.

 

Fetih asirlar suren sabirli bir plan ve projenin urunuydu. Istanbul, Anadolu yakasindan degil Avrupa yakasindan gelinerek fethedilmistir. Devletin merkezi Avrupa'da yani Edirne'dedir. Bizans'in Avrupa ile butun baglantilari kesilip Anadolu'dan da bir cikis birakilmamis ve son saldiriyla tarihin en buyuk imparatorluklarindan biri olan Dogu Roma tarihe gomulmustur.

 

Anadolu Hisari'nin karsisina Bogazkesen Hisarini (Rumeli Hisari) yaptirmak baslica bir deha urunudur. Surlarin sekli kûfi yaziyla Arapca "Muhammed" (sallallahu aleyhi ve sellem) kelimesi seklindedir. Devrin harikasi olan sahi toplari Topkapi denilen bolgeyi dovuyordu. Fakat, 50 gun boyunca devam eden hucumlara ragmen sehir bir turlu dusmuyordu. Genc sultan yerinde duramiyor, atini denize suruyor, "Istanbul, ya sen beni alirsin ya da ben seni!.." diyordu.

 

Fetih atesleri geceyi aydinlatiyor

 

Artik pazartesiyi saliya baglayan geceye gelinmisti. Tarihler 29 Mayis'i gosteriyordu. Osmanli Islam ordusu, bu geceyi "Mum donanmasi" yaparak ates ve isik senligiyle gecirdi. Istanbul'u tamamen kusatan deniz ve kara birliklerinde kandiller, fenerler, mes'aleler ve atesler yakilarak Kostantiniyye bir isik cemberi icine alinmisti. Tekbirler ve tehliller Istanbul semalarini inletiyordu. Bizanslilar ise Ayasofya'ya siginmis azizlerin yardimini bekliyordu. O gece iki tarafa da uyku yoktu.

 

Yarinin "fatih"i olacak Sultan 2. Mehmet bir o yana, bir bu yana kosturuyor; askerlerini costurmaya calisiyordu. Fatih, bir aralik hocasi Aksemseddin'in yanina gidip onun himmetini istemis; bir zamanlar babasinin kendi hocasina sordugu gibi "Yoksa bize nasip olmayacak mi?" demisti. Aksemseddin de kendi hocasi gibi murakabeye dalmis; aglamis, aglamis. Sonra da "Sultanim, Allah bizi mahcup eylemeyecektir. Biz hele O'na teveccuh edip zaferi O'ndan bekleyelim; O bizi eli-bos geri cevirmeyecektir." cevabini vermisti.

 

Aksemseddin'in gozyaslari

 

Aksemseddin Hazretleri'nin oglu der ki: "Sultan ayrilip gidince ben babamin ne yaptigini merak edip onun cadirina gittim. Meger kimseyi almamalari icin muhafizlara talimat vermis. Ben geri donuyor gibi yapip cadirin arkasina dolastim ve perdeyi biraz acip babamin haline baktim. Bir de ne goreyim... Babam surekli "Allah'im takatim kalmadi. Ya fethi nasib eyle, ya da canimi al." diyor ve oyle agliyordu. Cubbesi bir tarafa, sarigi diger tarafa dusmus aglarken birden dogruldu; mujde almis gibiydi. Tebessum ediyor; 'Bize zaferi nasip eden Allah'a hamdolsun.' diyordu."

 

Ayni sekilde Sultan Mehmet de secdelerde, Rabb'inden nusret diliyordu. Cunku o da biliyordu ki, sebeplerle ancak bir yere kadar gelebilirdi. Calismak, gayret etmek onun vazifesiydi, ancak zaferi verecek olan tek guc Allah'ti (celle celaluhu). Sultan, Rabb'ine yakariyor, "Yâ Rabbi, bize fethi muyesser kil!" diye dua ediyordu.

 

Nasrun minallahi ve fethun karîb!

 

29 Mayis 1453 sabahi, safak sokmeden once baslayan top atislariyla surlar sarsiliyor, mehter takimi Istanbul semalarini inletiyordu. Bugun buyuk bir gundu. Sahî adli buyuk top bugun Topkapi denilen yerdeydi. Fatih'in kesfi olan gelistirilmis havan toplari, Beyoglu sirtlari ve Galata surlarindan asirtma atislarla Halic'teki dusman gemilerini batirmaya baslamisti.

 

Toplar gumdurdedikce yasli surlar birer birer gedik vermeye basliyor, Osmanli askerlerinin biri dusse digeri surlara dogru saldiriyordu. Ulubatli Hasan da bu yigitlerdendi. Surlardan atilan tas, ok ve kizgin yaglara (Rum atesi/Grejuva) ragmen ilerliyorlardi. Ulubatli'nin vucudu delik desik olsa da surlara cikmis; elindeki mukaddes bayragi en yuksek burca tasimisti.

 

Kavga, toprak kavgasi degildi

 

Fetih hadisesi, bir toprak istilasi ve yagma operasyonu degildir. Islam'in ozunu olusturan cihad kavrami, insanlari Allah'i bilmeye ve O'nun rizasini aramaya goturen yollardaki engelleri kaldirma gayretidir. O guzel komutan ve guzel askerlerin asil derdi sehri kusatan kaleleri degil, insanlarla Allah'a iman arasindaki surlari yikma hedefiydi. Bundan dolayidir ki, fetih ordusunun gayrimuslim halka tanidigi guven, rahatlik, kazanc imkanlarini ve Muslumanlarin ustun ahlakini goren Bizanslilarin cogu Osmanli idaresini bir nimet ve kurtulus olarak kabul etmislerdi. Bu anlayisin bir sonucu olarak, Granduk Notaras, "Konstantinapolis'te kardinal sapkasi (latin serpûsu) gormektense, Turk sarigi gormeyi tercih ederim." diyordu.


--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Namaz kılmayı öğrenmek için doğru yere geldiniz... Tüm namaz gönüllüleriyle www.namazzamani.net 'te buluşalım. Her zaman fikrinize ve desteğinize ihtiyacımız var... Bu sitedeki mailler: http://namazzamani-grubu.blogspot.com adresinde yayınlanır...

Bu mesajı Google Grupları "Namaz Zamanı" gruba üye olduğunuz için aldınız.

Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/namazzamani?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin.
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Hiç yorum yok: