29 Eylül 2008 Pazartesi

(Namaz Zamanı) esselam...hayırlı bayramlar gönül dostlarım...arefe günü yapılabilecek ibadetler...baki selam sevgi ve dua ile





Ramazan bayramı arefesine mahsus bir ibadet şekli var mıdır?


Filipinli Müslümanlar, başkent Manila'daki Rizal Park'ta namazlarını eda ederken...


Arefe, Kurban Bayramından bir önceki gün, hicrî takvime göre Zilhicce ayının 9. günüdür. Başka güne arefe denmez. Ülkemizde Ramazan Bayramının bir önceki gününe de arefe denmiştir. Resulullahın (sav) bildirdiğine göre:

"Günlerin en faziletlisi arefe günüdür. Faziletçe cumaya benzer. O, cuma günü dışında yapılan yetmiş hacdan faziletlidir. Duaların en faziletlisi de arefe günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediği en faziletli söz de: Lailahe illallah vahdehu la şerike lehu. (Allah birdir, ondan başka ilah yoktur, O'nun ortağı da yoktur) sözüdür." (Muvatta, Hacc 246)
Hazreti Aişe (ra) anlatıyor:

Endonezya'nın Denpasar şehrindeki parkta bayram namazı kılınırken...
"Allah, hiçbir günde, arefe günündeki kadar bir kulu ateşten çok azat etmez. Allah mahlukata rahmetiyle yaklaşır ve onlarla meleklere karşı iftihar eder ve:
"Bunlar ne istiyorlar?" der." (Müslim, Hacc 436)
Resulullah(sav):

"Arefe gününe hürmet edin! Arefe, Allah'ın kıymet verdiği bir gündür." diyerek Allahu Teâlâ'nm kıymet verdiği günü hürmet ederek bilinçli bir şekilde yaşamaya gayret etmemizi istemiştir. Hürmet, verilen nimeti idrak etmekle ve verileni bilmekle, görebilmekle başlar. Arefe gününü günahlara girmeden oruçla, duayla, istiğfarla geçirmek kullarını arefe gününde bağışlayacağını müjdeleyen Allahu Teâlâ'ya hürmetin ve şükrün bir ifadesidir. (Deylemi)

Çinli ve Doğu Türkistanlı Müslümanlar namazlarını eda ederken...
Hazreti Ömer (r. a) ile Yahudi arasında geçen konuşmada arefe gününün önemini göstermektedir:

Hazreti Ömer'in halifeliği zamanında Yahudilerden birisi: "Ey Ömer, siz bir âyet okuyorsunuz ki, o âyet bize inseydi o günü bayram olarak kutlardık." dedi.
O âyet, Maide sûresinin üçüncü âyetiydi. Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştu:
"Bugün, sizin dininizi kemale erdirdim ve size nimetimi tamamladım."
Bu âyet, hicri onuncu yılda, Veda Haccı'nda, arefe günü olan cuma günü ikindiden sonra, Peygamber Efendimiz Arafat'ta "Adba" adındaki devesinin üzerinde vakfede iken nazil olmuştu. Deve vahyin ağırlığına dayanamayarak yere çökmüştü.
Hz. Ömer'e Yahudiden hangi âyet olduğunu öğrenince şöyle dedi:

"Biz o günü ve o gün bu âyetin Hz. Peygambere (sav) nail olduğu yeri biliriz. Cuma günü arefede bulunuyordu." demiş ve o günün bayramımız olduğuna işaret ederek arefe gününün önemini belirtmiştir.

Arefe günü, Hazreti Âdem (as) ile Hazreti Havva'nın Arafat'ta buluştukları gündür.
Tevriye, arefe gününden bir önceki güne denir. Peygamber Efendimiz (sav) şöyle, buyurmuştur:

"Tevriye günü oruç tutan ve günah söz söylemeyen Müslüman cennete girer."
Bugün tutulan oruç, bin gün nafile oruca bedeldir. Aynca geçmiş ve gelecek yılda yapılan tövbelerin kabul olmasına da sebep olur. Arefe günü oruç tutmak da çok sevaptır. Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:



Nijerya'dan bayram manzaraları...

"Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselâmdan, Sûr'a üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevap yazılır."
"Arefe günü tutulan oruç, bin günlük nafile oruca bedeldir."
"Aşure günü orucu bir yıllık, arefe günü orucu da, iki yıllık nafile oruca bedeldir."
Arefede tutulan oruç, iki bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve Allah yolunda cihâd için verilen iki bin ata bedeldir."
"Arefe günü tutulan oruç, biri geçmiş, biri de gelecek yılın günahlarına kefaret olur."
Arefe günü özellikle bin adet İhlas okumak büyük zatlar tarafından tavsiye edilmiştir. Hadis-i şeriflerde İhlas sûresini okumanın kul borcu hariç diğer günahların affedilmesine vesile olacağı söylenmiştir.

"Arefe günü Besmele ile bin İhlas okuyanın günahları affedilir ve duası kabul olur."
"Peygamber (sav) arefe akşamı ümmetinin affedilmesi için dua etti. Duasına, 'Muhakkak ki ben zalimden başkasını mağfiret ettim.' diye cevap verildi. 'Zalimden ise mazlumun hakkını alırım.' buyruldu. Resul-i Ekrem:
'Ey Rabbim, dilersen mazluma cennette mükafatını verir zalime de mağfiret edersin.' diye dua etti ise de Arafat'ta bu duasına Allahu Teâlâ'dan kabul gelmedi. Sabah vakti Müzdelife'de aynı duayı tekrarladı. Bu defa duası kabul edildi. Resulullah memnuniyetinden ve sevincini belli ederek güldü. Bunun üzerine Ebu Bekir ve Ömer (ra):
'Anam babam size feda olsun, bu saatte siz gülmezdiniz, sizi güldüren nedir?' diye sordu. Resulullah(sav):

Denpasar'da bayram namazı...
'Allah'ın düşmanı İblîs, Allahu Teâlâ'nın duamı kabul ederek ümmetimi affettiğini anlayınca toprağı alıp başına çalmaya ve vay sana helak oldun diye feryada başladı. İşte Şeytan'ın görmüş olduğum bu feryadı beni güldürdü, buyurdu."
Arefe gününe saygılı olmalı, o gün hacılar Arafat'ta vakfe yapıp dua ederken manen onların yanında olduğumuzu hissederek dualarına iştirak edilmelidir. Böyle bir günde bizi günaha sokabilecek her şeyden uzak kalmak gerekmektedir. "Günümüzde arefe, bayramın bir önceki günü olduğu için dünyalık telaşların en yoğun olduğu bir gün olarak yaşanmaktadır. Oysa ki arefe insana verilen en kıymetli vakitlerden biridir. Bugünler ibadet ve affedilme günleridir. Hacıların Arafat'ta "Lebbeyk (Buyur Rabbim)" diyerek dil, ırk, ten ayırımı yapılmaksızın bir araya geldiği mahşer gününü hatırlatan, kulluğun Allahu Teâlâ'ya dualarla, telbiyelerle arz edildiği en kıymetli zaman dilimidir. Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

"Duanın faziletlisi, arefe günü yapılanıdır." (Beyheki) "Allahu Teâlâ, arefe günü kullarına nazar eder. Zerre kadar imanı olanı affeder."

Allahu Teâlâ bazı geceler duaların reddedilmeyeceğini Peygamber Efendimize (sav) bildirmiştir. Rahmet kapılarının açıldığı dört mübarek gece şunlardır:

1- Fıtr (Ramazan) Bayramı gecesi,

2- Kurban Bayramı gecesi,

3- Terviye gecesi (Zilhicce ayının 8. gecesi),

4- Arefe gecesi, (Isfehani)

Arefe gününü ve gecesini ibadetle geçirmek çok faziletlidir. Saadet-i Ebediyye'de arefe gecesini ibadetle geçirenin cehennemden azat olacağı söylenmiştir.
Arefe günü günahlardan uzak kalanın da bağışlanacağı Resulullah (sav) tarafından müjdelenmiştir.

"Arefe günü Resulullahın (sav) yanında bulunan bir genç, kadınları düşünüyor ve onlara bakıyordu. Resulullah (sav) eliyle birkaç defa gencin yüzünü kadınlardan çevirdi. Genç yine onları düşünmeye başladı. Resulullah (sav):
- Kardeşimin oğlu, bugün öyle bir gündür ki, bugünde herkesin kulağına, gözüne ve diline sahip olursa günahları bağışlanır, buyurdu." (Müsned)

Arefe Günü Yapılması Tavsiye Edilenler:

1- Arefe gününün sabah namazının farzından sonra teşrik tekbirleri getirilmeye başlanmalıdır.

2- Arefe günü oruç tutulmalıdır.

3- Arefe gününe hürmet edilmeli, günaha girmemeye dikkat edilmelidir.

4- Arefe günü çok dua ve istiğfar edilmelidir.

5- Arefe günü 1000 âdet İhlas-ı şerif okunmalıdır.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet Editör 

 

 

Günlük hayatta toplumu kucaklaştıran İslamî davranışlar..

Bir ayet–i kerime bize şu açıklamayı yapıyor: –Allah sizden kolaylığı ister zorluğu değil!. (Bakara–185)

Ne var ki bizler öylesine zorluklar çıkarıyoruz ki, sanki İslam'ı yaşamak her adamın kolayca başarabileceği bir hayat tarzı değildir. Onu ancak farklı vasıflara sahip seçilmiş insanlar yaşayabilir, der gibiyiz bazen.

Bugün sizlere bir kısım hadislerden özetler arz edeceğim. Göreceğiz ki, İslam'ı yaşamak, hatta sevimli bir Müslüman olmak hiç de öyle zor değildir. Mutlaka şu kadar paraya sahip olacaksın, şöyle maliyeti vardır, böyle vasıfların sahibi bulunacaksın, gibi peşin şartlar söz konusu değildir.
 
Tam aksine, hemen herkes hiçbir maliyet ödemeden Rabb'inin razı olacağı ahlaka sahip olabilir. Resulüllah'ın şefaatine nail olacağı davranışları uygulayabilir.

Buyurun, hadislerin haber verdiği kolay Müslümanlığa, sosyal davranışlara birlikte bir göz atalım.

–Durumunuz müsait değil mi? Fazla sadaka veremiyorum diye üzülüyor musunuz?

Sakın çaresi yok sanmayın. Hiçbir maliyet ödemeden sadaka sevabı kazanabilirsiniz. Yeter ki, karşılaştığınız insanlara tebessümle bakın, tatlı dille muhatap olun. Sadaka sevabı kazandınız gitti. Bakın Efendimiz ne buyuruyor:

–Müminin mümine karşı tebessümü, sadakadır!

Yeter ki güler yüz, tatlı dil sizin vazgeçilmeziniz olsun. Basite alıp da mühimsemezlik etmeyin. Tebessümle bakmayı kendinize ahlak edinin..

–İstemeyerek maruz kaldığınız günahlarınızın ağırlığından kurtulmak mı istiyorsunuz?

Hiç ümitsizleşmeyin. Bu da sizin için kolay. Yeter ki karşılaştığınız dostlarınıza önce siz elinizi uzatıp musafaha yapacak kadar yakınlık gösterin, sıcak davranın. Bunun için de Efendimiz Hazretleri şöyle buyuruyor:

–İki mümin karşılaşınca biri elini uzatıp da sevgi ile musafaha ederse ağaçlardan sararmış yaprakların döküldüğü gibi günahları dökülür!. Evet. Bu sıcaklığı gösterin, bu sevecenliğe talip olun. Rahatladığınızı siz de hemen hissedeceksiniz..

–Sıkıntılı günlerde Allah'ın yardımını mı istiyorsunuz? Bu da mümkün. Yeter ki siz de çevrenizdeki sıkıntıya düşenlerin yardımına koşun, ilgi gösterin. Bunun için de Efendimiz şöyle buyuruyor:

–Allah kulunun yardımcısıdır. Kul, kardeşinin yardımcısı olduğu müddetçe!

–Allah'ın merhametinin size de ulaşmasını mı istiyorsunuz?. Bu da zor değil. Yeter ki siz de Allah'ın kullarına merhametli, şefkatli davranın. Bunun için de Efendimiz şöyle buyuruyor:

–Siz canlılara şefkat gösterip acıyın ki,  Allah da size merhamet edip acısın!.

–Allah'ın sevdiği kâmil mümin mi olmak istiyorsunuz? Bu da zor değildir. Yeter ki din kardeşinizle üç günden fazla küs durmayın. Bunun için de Efendimiz şöyle buyuruyor:

–Kâmil Müslüman, din kardeşiyle üç günden fazla küs durmaz!.

Demek ki kırılıp incindiğimiz, yahut da kırıp incittiğimiz kimselerle en fazla üç gün dargın durabiliriz. Daha fazlası bize de muhatabımıza da helal olmaz. Şayet kâmil Müslüman olmak istiyorsak..

–Hayırlı Müslüman mı olmak istiyorsunuz? Sakın hayırlı Müslüman olmak çok zor sanmayın. Bu da çok kolaydır. Yeter ki çevrenizdeki insanları sevin, onlar tarafından da sevilin. Hayırlı Müslüman oldunuz gitti demektir. Bu konuda da şöyle buyuruyor Efendimiz:

–Mümin çevresini sever, sevdiği çevresince de sevilir.

Bundan sonrasına dikkat edin. Hadisin devamında ikaz var:

– Sevmeyen, sevilmeyen müminde hayır yoktur!.

…………..

–Ne dersiniz bunlara? Çok mu zor, yoksa çok mu kolay?

–Çok kolay değil mi? Hiçbir maliyeti yoktur. Hemen herkes uygulayabilir.

–Öyle ise ne duruyorsunuz? İslam'ın, toplumu kucaklaştırıp kaynaştıran bu tavsiyelerini hemen uygulayın. Eksik etmeyin yüzünüzdeki tebessümünüzü. Uzatın elinizi musafaha edip tokalaşmak için.. Küs durmayın kimseyle. Yardımcı olun herkese.. Şefkatli davranın tüm insanlara.. Huy edinin bu güzel davranışları. Ahlakınız olsun güler yüz, tatlı dil. Sevin, çevrenizce de sevilin...

İşte size Allah'ın razı olup, Resulü'nün sevdiği kolay Müslüman ahlakı. Maliyeti olmayan, herkes tarafından kolayca uygulanabilen sünnet tavırlar, sevap getiren ameller...
 
 -Ahmed Şahin-
Kırmızı gülselam ve dua ile gönül dostlarım hayırlı bayramlarKırmızı gül

" birimiz şarkta, birimiz garpta, birimiz mazide, birimiz müstakbelde, birimiz dünyada, birimiz ahirette olsak biz birbirimizle beraberiz"



Windows Live Messenger'ın için ücretsiz güncelleştirme! Buraya tıkla!

Windows Live Messenger'ın için ücretsiz güncelleştirme! Buraya tıkla!
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Namaz kılmayı öğrenmek için doğru yere geldiniz... Tüm namaz gönüllüleriyle www.namazzamani.net 'te buluşalım. Her zaman fikrinize ve desteğinize ihtiyacımız var... Bu sitedeki mailler: http://namazzamani-grubu.blogspot.com adresinde yayınlanır...

Bu mesajı Google Grupları "Namaz Zamanı" gruba üye olduğunuz için aldınız.

Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/namazzamani?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin.
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Hiç yorum yok: