18 Ocak 2009 Pazar

(Namaz Zamanı) Cuma Hutbesi - Cihad

وَقَاتِلُوهُمْ حَتَّى لاَ تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدِّينُ كُلُّهُ لِلّه

Hz. Allah'ın dini yücelsin diye Allah yolunda cihad etmek farzdır. Yüce Allah şöyle buyurur: Hoşunuza gitmese de düşmanla savaşmak üzerinize farz kılındı. (Bakara, 216)Allah yolunda gerektiği gibi cihad edin (Hac,78) Size karşı savaş açanlara, siz de Allah yolunda savaş açın. (Bakara,190) Sizinle toptan savaştıkları gibi siz de topyekûn müşriklerle savaşınız. (Tövbe, 36). Hz. Peygamber de şöyle buyurur: Cihad kıyamete kadar devam edecek bir farzdır. (Bu hadisi Ebû Davûd rivayet eder) Müşriklerle mallarınızla, canlarınızla ve dillerinizle cihad ediniz. ( Bu hadisi Müslim rivayet eder) Şüphesiz ki mümin kılıcı ve dili ile cihad eder. (Bu hadisi İbn Hanbel rivayet eder) En faziletli amel, İman ve Allah yolunda cihad'dır. (Bu hadisi Buhari rivayet eder) Düşmanla karşılaşmayı arzu etmeyiniz. Mecbur kaldığınız zaman da sabır ve sebat ediniz. Allah'tan daima barış ve esenlik dileyiniz. Ancak tüm çabalarınıza rağmen savaşa mecbur kalırsanız sabır ve sebat ediniz; şunu biliniz ki, Cennet kılıçların gölgesi altındadır. (Bu hadisi Buhari ve Müslim rivayet eder)

Aziz Cemaat! İslam'da cihadın gayesi, yeryüzünden fitneyi kaldırmak ve hakkı yüceltmektir. İslâm'da cihad, ne intikam, öldürme, yağma, baskı, zulüm ve toprak elde etme, ne de kimseyi zorla Müslüman yapmak içindir. Yüce Allah şöyle buyurur: Rabbin isteseydi, yeryüzündekilerin hepsi mutlaka inanırdı. O halde sen mi insanları inanmaları için zorlayacaksın? (Yunus, 99) Dinde zorlama yoktur. (Bakara, 256) Dileyen iman etsin, dileyen de inkar edebilir. (Kehf, 29 )

Cihad, başkalarını öldürüp Cehenneme göndermek için değil, kendimizi ve diğer insanları Cehennemden kurtarmak için yapılır. Savaş da olsa bu iş bir ibadet anlayışıyla yapılır. Hz. Peygamber şöyle buyurur: "İnsanların savaşmaktan en çok çekineni, savaşmak mecburiyetinde kaldığında bile insan onur ve nezaketini zedelemeden savaşan (müsle yapmayan) ehl-i imandır." (Bu hadisi Ebu Davud rivayet eder) Müsle, maktulün burnunu, kulağını ve diğer azalarını kesmektir. İslam'da bu yasaktır. Yine Peygamberimiz savaşlarda kadınların, çocukların, yaşlıların, işçi ve hizmetçilerle din Adamlarının öldürülmesini yasaklamııştır. (Bu hadisi Buhari, İmam Ahmed ve Ebu Dâvud rivayte eder)

Dolayısıyla böyle ulvî bir gaye taşımaksızın sadece ülkeler fethetmek, insanlara hükmetmek ve lüks içinde yaşamak gibi fâni hedeflere yönelik savaşlar "fisebilllah" şartını taşımadıkları için cihat değildirler. Hz. Peygamber şöyle buyurur: Ganimet elde etmek, şan ve şöhrete ulaşmak, mevki ve makam elde etmek için yapılan savaş cihad değildir. Asıl cihad, Yüce Allah'ın adının yüceltilmesi (İ'lây-ı kelimetullah) için yapılan savaştır. (Bu hadisi Buhari ve Müslim rivayet eder)

Aziz Kardeşlerim! Hz. Peygamber bir hadis-i şerifinde rahmet ve savaş kelimelerini bir arada kullanarak şöyle buyurmaktadır: Ben rahmet peygamberiyim, ben savaş peygamberiyim. (Bu hadis İmam Ahmed rivayet eder) Bu iki kelimeyi bir arada kullanması O'nun savaşlarının bile bir rahmet olacağına işarettir. O'nun katıldığı savaşlar "Adil savaş", diğer savaşlar ise bir yıkımdır, ölümdür ve felakettir. Hz. Peygamber, 10 yıl Medine döneminde ortalama senede iki defa sefere, yani savaşa çıkmıştır. Bu savaşlarda ölen düşman sayısı 250, şehid olan Müslüman sayısı da 150 civarındadır. (İslam Peygamberi, Hamidullah, 14-15) Demek ki savaşla imha etmek değil, ihya etmek, onları İslâm'a kazandırmak hedeflenmiştir. Bir de dün ve bu gün kâfirlerin savaşına bakın, geride milyonlarca ölü, harabeye dönmüş mekânlar. İşte hayalet bir şehre dönen GAZZE!

Kıymetli Müminler! Dünya durdukça savaşlar kaçınılmazdır. Yüce Allah şöyle buyurur: İman edenler Allah yolunda savaşırlar, kâfirler ise tâğut (batıl davalar ve şeytan) yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarına karşı savaşın; şüphe yok ki şeytanın kurduğu düzen zayıftır. (Nisa, 76) Bazı kötülükler vardır ki, zor kullanmadan önlemek mümkün değildir. Harici ve dâhili tecavüzleri defetmek, fitne ve fesadın önünü kesmek gibi önemli maslahatlara binaen bazen fiili cihad kaçınılmaz olur. Kur'an-ı Kerim münkerata "fitne ve fesat" ismini vererek bunlarla savaşmayı emreder: Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! (Enfal, 39)

Aziz Cemaat! Dünyanın değişik yerlerinde özellikle Filistin'de, Mücahitlerin haklı cihadını terör olarak yansıtmaya çalışan bir kısım medya hepinizin malumudur. Kâfirler, Radikal ve Ilımlı İslam kavramlarını üreterek İslam'daki cihad anlayışını baltalamaya çalışmaktadırlar. Radikal İslam'la, İslam'da olmayan terörü cihada benzeterek İslam'ı karalarken, yine kendi uydurduğu ılımlı İslam modelini görücüye çıkartarak kendine yeni bir orta doğu stratejisi oluşturmaya çalışmaktadırlar.

Aziz Müminler! Bugün Allah'ın kutsal topraklarının yeniden İslâmi kimliğine kavuşturulması için verilen mücadelenin terör olarak adlandırılması, geçmişte Allah'ın peygamberlerinin deli, büyücü gibi adlarla adlandırılmasına benzer bir anti-propaganda operasyonudur. Dün Yunanistan'da 17 Kasım, İspanya'da ETA, Almanya'da neo-Naziler, İtalya'da Kızıl Tugaylar ve daha pek çok örgüt, terör ve şiddet yöntemiyle seslerini duyururken bunların hiç birine Hıristiyan ve Yahudi Terörü denmiyordu. Bu gün de Amerikanın Afganistan ve Irakta ve İsrail'in de Filistin'de yaptıkları halen terör diye anlatılmıyor. Peki, neden Müslüman mücahitlerin müdafaası terör diye anlatılıyor. Din düşmanları, Müslümanların cihatlarını "terör" olarak adlandırırken kendi politikalarını uyguluyorlar. Peki, bunlara çanak tutan Müslümanlara ne oluyor. Esas şeytanlık buradadır. Unutmayalım ki, bu topraklarda asıl cihad anlayışı terk edileli çok şey değişti ve değişmektedir.

Hutbemi bir ayet mealiyle bitiriyorum: Siz de gücünüzün yettiği kadar onlara karşı her çeşitten kuvvet biriktirin ve cihad için atlar hazırlayın ki, onlarla hem Allah'ın düşmanlarını, hem de kendi düşmanlarınızı, ayrıca Allah'ın bilip de sizin bilmediğiniz daha başkalarını korkutasınız. (Enfâl, 60)

 

 

 

 


--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Namaz kılmayı öğrenmek için doğru yere geldiniz... Tüm namaz gönüllüleriyle www.namazzamani.net 'te buluşalım. Her zaman fikrinize ve desteğinize ihtiyacımız var... Bu sitedeki mailler: http://namazzamani-grubu.blogspot.com adresinde yayınlanır...

Bu mesajı Google Grupları "Namaz Zamanı" gruba üye olduğunuz için aldınız.

Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/namazzamani?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin.
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Hiç yorum yok: